Batı ile Rusya arasında 'Libya petrolü' mücadelesi

Batı ile Rusya arasında ‘Libya petrolü’ mücadelesi

ABD’nin, Ukrayna’ya savaş açan Rusya’nın enerjisine yaptırım kararı aldığı 9 Mart 2022’de Brent petrolün varil fiyatı tarihi rekorla 140 dolara kadar yükselmişti.

Washington yönetiminin, alevlenen petrol fiyatlarının önüne geçmek için üretici müttefiklerinin yanı sıra Venezuela gibi en belirgin düşmanına bile sığındığı görüldü. Nitekim dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip Venezuela, ABD’nin ağır yaptırımları sebebiyle üretiminde çok düşük seviyelere kadar gerilemiş durumda.

Afrika bölgesinin en büyük petrol rezervlerine sahip ülke olarak öne çıkan Libya’nın da mevcut küresel çekişmelerde yer alması bekleniyor.

Ulusal Birlik Hükümeti’nin kurulduğu 2021 yılından itibaren günlük petrol üretimini 1,1 milyon varile çıkaran Libya, Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında birinci ve Cezayir ile Angola’yı geride bırakarak, Afrika’da ikinci en büyük petrol üreticisi ülke oldu.

Bölünmenin yeniden Libya’da patlak vermesiyle bazı kesimlerin petrol üretim ve ihracatını durdurmaya dönük girişimleri, ABD ve onun Avrupalı müttefiklerinin stratejik çıkarlarını tehdit ederken, bu durum paralı asker grubu Wagner üzerinden bölgede askeri varlığını gösteren Rusya’nın da çıkarına.

Büyük güçlerin çıkar çatışmasının tetiklemesiyle Libyalılar arasındaki çatışmaların özellikle petrol fiyatlarının yükselmesiyle yeniden alevlenebileceği ve ülkeyi yeniden karanlık bir tünele sokabileceğinden endişe duyuluyor.

– UFUKTA PETROL KRİZİ GÖRÜNÜYOR

Son zamanlarda, Libya petrolünü sekteye uğratma tehditleri siyasetin “müzayede meydanlarında” dillendiriliyor.

Hatta Petrol Hilali Bölgesi sakinleri de 11 Mart’ta, Ulusal Birlik Hükümeti’nin görevde kalması halinde petrol ihracatının yapıldığı limanları kapatma tehdidinde bulundu.

Petrol Hilali Bölgesi’ni oluşturan Brega, Ras Lanuf, Zuveytine ve Sidra limanlarındaki petrol ihracatı, Libya’nın petrol ihracatının yüzde 60’tan fazlasını oluşturuyor.

Bunun yanı sıra Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC) 6 Mart’ta Şerara ve El-Fil petrol sahalarındaki ham petrol vanalarının kapatılmasıyla günlük petrol üretiminde 330 bin varil kayıp olduğunu duyurdu.

Kesintinin yaşandığı söz konusu boru hattı, Şerara ve Fil petrol sahalarındaki ham petrolü, Zintan vilayetinden başkent Trablus’un 50 kilometre batısında yer alan Zaviye Limanı’na aktarıyor.

NOC, 7 Mart’taki açıklamasında ise üretimin 3 günlük kesintinin ardından tekrar başladığını bildirdi.

NOC Başkanı Mustafa Sanallah, bahsi geçen ham petrol vanalarını kapatma eyleminden Muhammed el-Beşir el-Karac liderliğindeki silahlı bir grubu sorumlu tuttu.

Kendisini Savunma Bakanlığına bağlı Petrol Tesisleri Muhafızlarına mensup gösteren Sanallah da aslında Zintan bölgesindeki El-Akrac kabilesinin silahlı grubuna liderlik ettiği için yargının aradığı isimler arasında yer alıyor.

Karac liderliğindeki silahlı grup, Şerara ve El-Fil petrol sahalarındaki ham petrol vanalarını kapatma eylemiyle herhangi bir talepte bulunmadı.

Ancak NOC Başkanı Sanallah, küresel piyasalarda petrol fiyatlarının artışa geçtiği bir döneme denk gelen söz konusu eylemin, 2014 ve 2016 yıllarında da birtakım siyasi amaçlarla gerçekleştirildiğine dikkati çekti.

Şerara ve Fil petrol sahalarındaki ham petrol vanalarını kapatma eylemi, Libya’yı yeni bir kaosa sürüklemek isteyen kesimler tarafından harekete geçirilen şüpheli bir girişimin de göstergesi.

Bu nedenle ABD ve Birleşmiş Milletler (BM), Ukrayna üzerinden uluslararası krizin sıcaklığını koruduğu ve petrol fiyatlarının tavan yaptığı bir dönemde özellikle Libya’da petrol üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu üstlenen Şerara ve El-Fil petrol sahalarının vanalarının kapatılmasından rahatsızlık duydu.

ABD’nin Libya Büyükelçisi ve Özel Temsilcisi Richard Norland, bu doğrultuda “petrol ablukasını sonlandırma” çağrısı yaptı.

BM Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams da petrol sahalarını kapatma eylemlerine ilişkin endişelerini dile getirerek, “Petrol üretimini durdurmak, tüm Libyalıları temel gelir kaynaklarından mahrum bırakmaktır.” ifadelerini kullandı.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ise güvenlik güçlerine petrol vanalarının açılması için gerekli adımları acilen atmaları talimatı verdi.

– RUS PARALI ASKER GRUBU WAGNER NÜFUZUNU GENİŞLETİYOR

Libya petrolündeki ihracatın sekteye uğraması, ABD ve müttefiklerine petrol fiyatları üzerinden baskı kurmak isteyen Rusya’nın da yararına.

Moskova yönetimi, doğrudan ekonomisini olumsuz etkileyen Rus enerjisine yönelik yaptırımların uzun vadeli olmaması için elinden geleni yapıyor.

Libya’dan petrol ihracatının düşmesi yükselmekte olan küresel petrol fiyatlarını etkiliyor. Bu durum, petrol fiyatlarını kontrol altında tutmaya çalışan Washington yönetiminin, petrol üreten ülkelerden istediğini almasına engel olurken, ABD ve müttefiklerinin Moskova’ya yönelik yaptırımlarını sürdürülebilir olmaktan çıkarabilir.

Dünyadaki petrol üretiminin yaklaşık yüzde 14’ünü gerçekleştiren Rusya, üretiminin yüzde 60’ını Avrupa ülkelerine ihraç ederek, Avrupa petrol ihtiyacının üçte birini karşılıyor. Dolayısıyla Avrupa’nın Rus enerjisinden vazgeçmesi çok zor.

Ancak bunun, Rusya petrolünün yaklaşık yüzde ikisini alan ABD için geçerli olduğu söylenemez. Bu nedenle Rusya’nın, ABD ve özellikle Avrupa ülkelerine yönelik baskı amacıyla Libya’daki nüfuzunu petrol sektörünü etkilemek üzere kullanabileceği öngörülüyor.

Libya basını, Rus paralı asker şirketi Wagner yetkilisinin Fethi Başağa başbakanlığında kurulan hükümete desteğine ilişkin paylaşımlarına geniş yer verdi.

Wagner Başkan Yardımcısı Maxim Shogali, sosyal medya paylaşımında, petrol kaynaklarını kapatma dahil Başağa hükümetinin atacağı tüm adımlara destek verdiklerini duyurdu.

Bu da Wagner’in Libya’nın petrol ihracatını engellemeyi desteklediği anlamına geliyor. Nitekim petrol yatakları ve limanların çoğu doğudaki Halife Hafter güçlerinin kontrolünde bulunuyor.

Rusya, 2019’da Libya’daki krizi fırsat bilerek Wagner grubunun yanı sıra Suriye ve Afrikalı paralı askerleri kullanıp, ülkedeki petrol sektörünü kontrol etme girişimlerinde bulundu. Aynı şekilde 2020 yılında ise Petrol Hilali Bölgesi’ne nüfuz ederek doğudaki bazı petrol bölgelerinde varlık gösterdi.

Başkent Trablus’un yaklaşık 900 kilometre güneybatısında yer alan Şerara ve El-Fil petrol sahalarına sızan Wagner grubu, Libya Ulusal Petrol Kurumunun (NOC) direnişinin yanı sıra orada şirketleri olan Batı ülkelerinden gelen tepkiler üzerine geri çekildi.

NOC Başkanı Sanallah, 2020 yılında “Wagner paralı askerlerinin Libya milli petrol sektöründe rol almasına izin vermeyeceğiz.” ifadeleriyle tepkisini dile getirmişti.

O tarihlerde her ne kadar varılan anlaşmayla Wagner askerleri geri çekilmiş ve petrol işleyişi kaldığı yerden devam etmiş olsa da Rusya’nın bölgedeki nüfuzu sona ermiş değil.

Libya petrolünün küresel piyasalara sevkiyatını önemseyen Washington da Dibeybe ve Başağa hükümetlerinin diyalog yoluyla bir mutabakata vararak, ülkedeki siyasi bölünmeye son vermeleri yönünde çaba gösteriyor.

Bu nedenle ABD ve Avrupalı müttefikleri, BM Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams’ın Libyalılara önerdiği çözüm girişimine desteklerini sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.